Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

Tarihi güzellikler

Nereden Yazdırıldığı: Kur'an Yolunda
Kategori: Tarih
Forum Adı: Dünya Tarihi
Forum Tanımlaması: Dünya üzerindeki diğer medeniyetlerle ilgili tarihi araştırmalar, makaleler, soru ve cevaplar...
URL: http://www.kuranyolunda.com/forum_posts.asp?TID=8705
Tarih: 18-Nisan-2014 Saat 13:33


Konu: Tarihi güzellikler
Mesajı Yazan: Misafir
Konu: Tarihi güzellikler
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 01:53

Şatolar ve kaleler yazı dizisinin üçüncüsü olan bu bölümde 5 adet şato ve kale konsepti ile yapılmış tarihi binaları aktarmaya devam edeceğim.

Manzaneres Kalesi
Madrid’den 30 mil kuzeyde Manzanres şehrinde 1475′te inşa edilmeye başlanmış. O yıllarda Madrid’te 100 den daha az ev sayısı olduğu dönemde 300 vatandaş kalenin sınırlarındaydı. Kalenin en belirgin özelliği dört adet kuleye sahip olması ve etrafının bitkilerle çevrili olmasıdır.

http://www.binaisletimi.com/2008/01/satolar-ve-kaleler-3/attachment/698/" rel="no follow">manzanares.jpg
Resim kaynak: http://www.flickr.com/photos/ramonduran/" rel="no follow - Manzaneres Kalesi

Gravensteen kalesi
Belçikada olan bu kalenin ilk olarak dokuzuncu yüzyılda inşa edildiği sanılmaktaymış. Daha sonra mevcut kale, 1180′de Alsace’nin Philipi tarafından tekrardan inşa edilerek yapıldı. Kalenin tarihi dokusu ve bir tarafının suyla, diğer tarafının ise karayla bağlantılı olması görsel açıdan kaleyi kusursuz hale getirmektedir.




Cevaplar:
Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 01:54

http://www.binaisletimi.com/2008/01/satolar-ve-kaleler-3/attachment/699/" rel="no follow">gravensteenkalesi.jpg
Resim kaynak: http://www.flickr.com/photos/willbur/" rel="no follow - Gravensteen kalesi

Chenonceau şatosu
Küçük Chenonceaux köyünün yakınında, Fransa’da Loire vadisinde bulunan Cher nehri üzerinde değirmenin yerinde 11. yüzyılda inşa edilmiş. Günceli malikane olan şato, Fransız Rönesans mimarı Philibert Delorme tarafından 1500′de takrardan tasarlanmış. Nehrin üzerinde olan şatonun altındaki kemerler müthiş bir mimarlık örneği.



-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 01:56

Resim kaynak: http://www.flickr.com/people/nacho_h71/" rel="no follow - Chenonceau şatosu

Belsay kalesi
Resim kaynak: http://www.flickr.com/people/nacho_h71/" rel="no follow - Chenonceau şatosu

http://www.binaisletimi.com/2008/01/satolar-ve-kaleler-3/attachment/700/" rel="no follow">chenonceau.jpg
Belsay kalesi, İngiltere, Belsay’da Orta Çağ’a özgü 14′üncü yüzyılda yapılmış bir kaledir. Ana yapı, yuvarlaklaştırılan köşeler, dikdörtgensel kulesi ve mazgallı siperlerin, 1370 de iinşa edildiği sanılmaktadır. Kalenin üç katı yıllarca Middleton ailesinin evi olarak görev de yapmıştır. Şu an ki durumu değer kaleler ile kıyaslandığında pek iyi sayılmaz.



-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 01:59
http://www.flickr.com/photos/cwilkinson/" rel="no follow - Belsay kalesi

Bekvedere Sarayı
Viyana bölgesinde prens Eugenesi tarafından inşa edilen barok bir saray kompleksidir. Prens ilk kararında 1717′de, üst Belvedere’yi inşa etmekti. Daha sonra 1721 ve 1722 ve iç dekorasyon sırasında yapılan inşaat takip eden yıl tamamlanmış. Önündeki havuzu ve bahçesi ile bakımlı ve muhteşem bir görüntüsü var. http://www.binaisletimi.com/2008/01/satolar-ve-kaleler-3/attachment/701/" rel="no follow">belsay.jpg



-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 02:00


-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 02:04
alacahöyük


-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 02:05
aspendos tiyatro
Küçültmek için tıklayınız.kaynak: www.sanalda1numara.com




-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 02:06
aspendos aquaduct




-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 02:09
boğazköy


dolmabahce camii





-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 02:10
fethiye kaya mezarı


-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 02:13
hasankeyf


-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 02:14
ishakpasa sarayı


-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 02:15
kapadokya


kapadokya

Resim küçültülmüştür. Orjinal boyutu için tıklayın. Resmin orjinal ölçüsü 800x263 ve 460KB dır.kaynak: www.sanalda1numara.com


kapadokya




-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 02:19


-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 02:20
http://www.salgit.com/resimler/kale.jpg" rel="no follow">Kale%20Resimleri

-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 02:25


-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 02:25


-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 02:30

B) EYYUBİ ESERLERİ

a) KALEDEKİ ULU CAMİ

     Eser 1325 yılında Eyyubi Muciruddin Muhammed tarafından yapıldı. Tarihi kayıtlardan buranın bir kilise kalıntısı üzerinde inşa edildiği anlaşılıyor. Giriş kapısının üzerindeki kitabeden, birbirine eklenerek yapılan mekanlardan eserin birçok değişikliğe uğradığı anlaşılıyor. Halen Hasankeyf Kazıevi’nde koruma altında olan minberin yan ahşap parçalarının üzerinde ''798 (1396) senesinde yaptı'' ibaresi yer almaktadır. 500 yıl önce yapılan bu ahşap süslemelere ve güzel kitabeye hayran olmamak mümkün değildir .

Minaresi ise cami gibi kısmen harap durumdadır. Moloz taşlar ile yapılan minarenin kuzey cephesinde alçı süsleme ve alçıdan yazılmış kitabe mevcuttur. Bu kitabeden minarenin 927/1520 tarihinde yapıldığı anlaşılıyor .



-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 02:31

b) EL-RIZK CAMİİ

Dicle Nehrinin doğusunda köprü ayağına yakın bir mevkide yer almaktadır. Portal girişindeki kitabeden eserin Eyyubi Sultanı Süleyman tarafından 811/409 tarihinde yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Kitabenin orta kısanında bitkisel süslemelerin içine Allah'ın doksan dokuz ismi yazılmıştır .

Bu gün caminin asli yapımdan, sağlam olarak sadece minare kalrnıştır. Minarenin üzerindeki süsler, Arapça Kufi yazılar hayranlık verecek kadar güzeldir. Minarenin en önemli özelliği de çift merdivenli olmasıdır.

Bugün avlunun güneyinde kalan duvar kalıntısı ise; caminin asıl ibadet mekanının giriş kapısını, sağda ve solda iki tane daha kapıyı içine almaktadır. Bu kapıların üstü çok güzel ayet yazıları ile süslenmiş; ancak bu yazılar büyük ölçüde harap olmuştur .Özellikle ortadaki kapının süslemeleri bitkisel motiflerle oyulmuş, taşları dikkate değerdir; ancak süslü taşların çoğu düştüğünden eserin bütünündeki güzellik kaybolmuştur .  



-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 02:32

f) KALE KAPISI

     Doğudan kaleye çıkan merdivenli yolun başlarında yer alır. Üzerindeki kitabeden 820/1416 Eyyubi Sultan Süleyman tarafından yaptırıldığı anlaşılıyor. 580 yıldır ayakta kalabilen kapıda, dayandığı kayaların çökmesi nedeni ile tehlikeli çatlaklar oluşmuştur. Yıkılmaması için acilen tedbir alınması gerekir. Kapının ön cephesi kesme taşlardandır. Buna karşılık arka cephesi eklentilerle beraber  molozlardan yapılmıştır. .Muhtemelen arka cephede muhafızlar için yerler vardı. İkinci kapı olarak bilinen bu kapının hemen altında 8-10 yıl öncesine kadar bir kapı daha  vardı. Bu kapının iki kenarında iki aslan kabartması oyulmuş süslü taşlar mevcuttu. Yıkılan bu kapının  bazı taşları Hasankeyf Kazıevi’nde koruma altındadır.

Doğudan kaleye çıkılan yolun üst taraflarında da üçüncü bir kapı daha yer  almaktadır. Kapı üstten harap olmuştur. Gerek ön cephesinde gerekse yan cephesinde dikdörtgen levhalar içinde  yazılar yer almaktadır. Alınlığın üstünde bir kitabe olduğu  anlaşılıyorsa da;  tahrip olmuştur. Bazı özelliklerinden dolayı Eyyubilere ait olduğu tahmin ediliyor.

 g) KÜÇÜK SARAY

Kalenin Kuzey-Doğu ucunda bulunmaktadır. Kayalar aşağıdan itibaren saraya uygun bir şekilde yontulduğu için dev bir kule görünümünü arz etmektedir. Tarihi kaynaklardan 1328 yılında Eyyubi Muciruddin Muhammed tarafından yapıldığı anlaşılıyor.

Hasankeyf’teki birçok kubbe ve tonoz yapılarda olduğu gibi, bu sarayın tonozu da; bol harcın içine gömülmüş çanak-çömleklerden yapılmıştır.

Kuzeye bakan cephedeki pencerenin üstünde iki aslan kabartması, bu kabartmaların ortasında da kufî levhalar yer almaktadır. Tarihi kayıtlardan sarayın duvarlarının göz alıcı bir şekilde süslendiği, altın harflerle yazılar yazıldığı anlaşılıyor. Ancak; bu yazılar tamamen silinmiş veya sökülmüştür .

 

Gerek Artuklular; gerekse Eyyubiler döneminde Hasankeyf’in tarihî önemi göz önüne alındığında yapıların yukarıda saydıklarımızdan daha fazla olduğu söylenebilir.



-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 02:36

Goluchow kalesi
Polonya’da 1650 yılında inşa edilen Goluchow kalesi Rafal Leszczynski için savunma amaçlı yapılmıştır. Sonra, Rafal’ın oğlu tarafından görkemli bir büyük eve dönmüştürülmüştür. İki buçuk yüzyıl, sonra kaleye sahip olan Czartoryskis Dzialynska’nın daha geç Izabelası, Fransız Rönesans’ın tarzında tekrar restore dilmiştir. Şu kale, ormanın içinde muhteşem bir şato görüntüsüne sahiptir.

http://www.binaisletimi.com/2008/01/satolar-ve-kaleler-4/attachment/726/" rel="no follow">goluchow-kalesi.jpg
Resim Kaynak: http://www.flickr.com/people/negatyf/" rel="no follow - Goluchow kalesi

Bojnice kalesi
Slovakia’yanın en eski kalelerinden biridir. Mimari yapısıyla çoğu Slovak yapılarından farklıdır. Kale ile ilgili ilk kayıtlar, Zobor manastırından bir dokümanda 1113′ yılında yapıldığı tespit edilmiş. Latince yazılı olan doküman kral Koloman ve üst Nitra’da Aziz Hypolita’nın likör manastırına ait olduğu doğrulanmaktadır. Başlangıçta kale, tahtadan yapılmış ve daha eski olan kaleden dışarı doğru büyütülmüş. 13. yüzyılda aşamalı olarak, Poznanovec ailesinin malı olarak taş yapı haline dönüştürülmüştür. Kalenin dış duvarları, düzensiz kayalık araziye göre şekil verilmiş olup, bundan dolayı uzatılan güçlendirmeyle sağlam bir hal almıştır. Bu kadar tadilat ve evrim geçiren büyük bir şato görünümlü kale gerçekten muhteşem bir yapıt olarak karşımıza çıkıyor.

http://www.binaisletimi.com/2008/01/satolar-ve-kaleler-4/attachment/727/" rel="no follow">kale-bojnice.jpg
Resim kaynak: http://www.flickr.com/people/13997226@N05/" rel="no follow - Bojnice kalesi

Doorwerth kalesi
Doorwerth kalesi, eskiden Dorenweerd kalesi olarak bilindi. Onun isminin mevcut hali 1800 yılında kalmadır Kalenin ilk olarak 1260 yılında ahşaptan yapıldığı tahmin edilmektedir. Sonrasında ise aynı tarihten bir yangın sonucu yıkıntı haline gelmiştir. Sonraki yıllarda ise kal tekrarda inşa edilmiştir. 1944 yılında Almanlar tarafından yıkılmıştır. 1983 yılında tekrar büyük bir tadilattan geçirilerek bugünkü halini almıştır. Şu an şato görünümüyle 18. yüzyıl mimarisini günümüz şartlarında sergilemektedir.

http://www.binaisletimi.com/2008/01/satolar-ve-kaleler-4/attachment/728/" rel="no follow">kale-doorwerth.jpg
Resim kaynak: http://www.flickr.com/photos/ephotion/" rel="no follow - Doorwerth kalesi

http://www.binaisletimi.com/2008/01/satolar-ve-kaleler-4/attachment/730/" rel="no follow">bodiam-kalesi.jpg



-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 02:41


-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 02:43
Mamure Kalesi ve Anamur Müzesi http://www.anamureml.k12.tr/index2.php?option=com_content&do_pdf=1&id=37" rel="no follow">PDF http://www.anamureml.k12.tr/index2.php?option=com_content&task=view&id=37&pop=1&page=0&Itemid=56" rel="no follow">Yazdır http://www.anamureml.k12.tr/index2.php?option=com_content&task=emailform&id=37&itemid=56" rel="no follow">E-posta

1-Mamure Kalesi

Mamure Kalesi, Antalya-Mersin karayolu üzerinde Anamur'a 8 km. uzaklıkta Bozdoğan köyü sınırları içerisinde yer alır. Üç bölümden oluşan kalenin 39 kulesi camisi ve hamamı bulunur.

 Image 

Mamure kalesi bir çok Anadolu kalesinde olduğu gibi antik temeller üzerine kurulmuştur. 1988 yılında Anamur Müzesi Müdürlüğünce yapılan kurtarma kazılarında M.S. 3.-4. yüzyıllara ait. "Ryg Monai" adlı fazla etkili olmayan Geç Roma kentine ait tabanları mozaik döşeli yapı kalıntıları ortaya çıkartılmıştır.

  Image

Mamure kalesi 14. yüzyılda Karamanoğulları tarafından önemli ölçüde onarım gördüğünden adı. "Mamure" olarak değiştirilmiştir. Kale daha sonra 15 ve 16. yüzyıllarda küçük onarımlar görmüş, 18. yüzyılda Osmanlılar tarafından yeni eklentiler yapılmıştır.

  Image

 

Şikari tarihine göre; Anamur ve Taşelinin kafirler tarafından zapt ve harap edilmesi üzerine, Karamanoğlu Mahmut bey (1300 1308 M.) beyleri ve 36.000 kişilik ordusuyla düşmanı bozguna uğratıp, kaleyi ele geçirdiği ve yeniden mamur edip, adını "Mamure" koyduğu kaydı geçer.Yapıda, mazgal ve siperleriyle üst yapı, alt kısımları etek gibi genişleyen duvarlar görülür. 

Image 

Kale birbirinden yüksek duvarlarla ayrılmış, doğudaki iç avlu, batıdaki dış kale, bunların güneyinde kayalıklar üzerine inşa edilmiş iç kaleden meydana gelir.

 

Güneyde, sahil kenarında, kuzey doğuda baş kule olarak adlandırdığımız yüksek ve çok katlı gözetleme formlarında beş kule, köşe burcunun yanında üst örtüsü tamamen yıkılmış fener kulesi yer alır. İç avlunun kuzey batı sınırını oluşturan yüksek surda değişik şekilli yedi adet burç olup, bunlardan kuzey doğu tarafındakiler duvarla birlikte yıkılmışlardır.

  Image

Dış kalede çeşmesi, depoları, sarnıçlar ve işlevini hala çözemediğimiz bazı yapı kalıntıları yer alır.

 

Kaleden zamanımıza gelmiş tek yazıt batı cephe duvarları üzerindedir. Yazıtta özetle; "Karamanoğlu Alaaddin oğlu Mehmet oğlu Sultan İbrahim inşa etti. Bu tarih Mükerrem Şevval ayında yazıldı," yazılıdır.

 

Kale komutanının veya dizdarının konutu iç kale girişinin karşısında yer alır.

 

Mamure Kale Camisi

 

Mamure kale camisi, Mamure kalesi içerisinde yer alır. Yapıya basık kemerli taş kapıdan girilir. Merkezi kubbeli yapıda, sekizgen tambura geçiş Selçuk üçgenine benzeyen pandantif bingilerle sağlanmıştır.

  Image

Camide, duvarlarda taş ve tuğla sıraları uyum içinde örülmüş kubbeye geçişte ve saçaklarda tuğladan tırnak süsleri yapılarak etki yaratılmıştır.

 

16. Yüzyıl Osmanlı mimarisinin klasik öğelerini taşıyan caminin ilk yapılışı Karamanoğulları'na aittir.

 

Caminin önünde yer alan küçük kemerlerle dekore edilmiş sarnıç beşik tonozludur.

 

Mamure Hamamı

 

Mamure hamamı, Mamure kalesinin yol aşırı kuzeyinde yer alır. Hamamın giriş bölümü yıkılmış, soğukluk, ılıklık ve sıcaklık bölümleri sağlam olarak zamanımıza gelebilmiştir.

 

Küçük ölçekteki yapı ahşap hatıllarla desteklenmiş moloz taşla inşa edilmiştir.

 

Hamamın iç bölümlerinde kubbeye geçiş üçgen pandantiflerle sağlanmıştır.

 

Yapı zamanla tahrip olduğu için sonradan yapılan onarım sıvaları duvar freskolarının tahrip olmasına neden olmuştur.

 

Yapı Mamure kalesinin mamur edildiği tarihte Karamanoğulları tarafından yaptırılmış olması gerekir.

 

2-Anamur Müzesi

Anemurium antik kentinde Amerikalı ve Kanadalı bilim adamları tarafından 1960 yılında başlatılan bilimsel arkeolojik kazılar yöredeki tüm kültürel kalıntıların değerlendirilmesi amacıyla Anamur ilçesine bir müze yapılması fikrini ortaya çıkarmıştır.

 

Image

 

Müze binasının ilk temeli 1976 yılında Yalıevleri mahallesinde tahsis edilen arsa üzerine atılmıştır. 1990 yılında inşaat işlemlerinin tamamlanmasından sonra 1992 yılında teşhir ve tanzim çalışmaları sonuçlandırılmıştır.

 

Zamanında müzenin sağlıklı bir binasının olmaması nedeniyle; Anemurium kazılarında ortaya çıkartılan kültür ve tabiat varlıklarını Alanya Müzesinde, İlçe çevresinde ele geçen diğer eserler ise Silifke Müzesinde toplanmaya başlanmıştır.

  Image

Amerika ve Kanada'nın ortak, daha sonra sadece Kanada Kolombiya Üniversitesi'nce sürdürülen Anemurium Antik Kenti arkeolojik kazılarının yanı sıra 1986 yılından itibaren Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Levent ZOROĞLU'nun Aydıncık (KELENDERIS) kazıları başlatılmıştır.

 

Alanya ve Silifke Müzelerinden getirilen Anamur kaynaklı eserlerin yanı sıra Erdemli Müzesinden getirilen eserler ve Anamur halkının büyük bir duyarlılıkla getirdiği eserlerin sayısı bu gün için 9000 adete yaklaşmıştır.

 

Müze binasında üst katta idari odalar, kütüphane, fotoğrafhane, konferans salonu, alt katta kafeterya, etnografik ve arkeolojik seksiyonlar, eski eser depolan ve laboratuar yer alır.

 

Etnografik seksiyonda göçebelik dönemi ile yerleşik döneme geçinceye kadar ki tarihsel süreç içerisinde bu yörelerde ele geçirilen folklorik eşyalar sergilenir.

 

Etnografik seksiyonda yörede Bönce, Çiğni Düşük, Ala Aynalı ve Boncuklu olarak tanınan kilim örnekleri ile üzeri çizgi kazıma ile dekorlandırılmış ahşap kahve değirmeni, kahve soğutucusu, kahve kutusu, aynalık, sedef kakmalı çekmece, ahşap kaşıklık, barutluk, ahşap urup, dibek, aşık sopası, kazıma stampa ve repousse tekniğinde çeşitli madeni kap kacak yanında niello tekniğinde savatlanmış kılıçlar, çoban tabancaları, filigre tekniğinde gümüş sallama, gerdanlık, küpe, gibi çeşitli takılar, bakır kazan ve para kesesi, deve yuları, saat örnekleri ve benzeri sayısız eser yer alır.

 

Arkeolojik seksiyonda Anemurium, Nagidos ve Kelenderis'ten gelen eserler ve her döneme ait sikke örnekleri yanında çeşitli amphoralar sergilenir.



-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 29-Aralık-2009 Saat 02:44
ALANYA KALESİ

Surlarının uzunluğu 6.5 kilometreyi bulan Alanya Kalesi, denizden 250 metreye kadar yükselen yarımada üzerindedir... Kandeleri adıyla da bilinen Alanya yarımadasındaki yerleşim, Helenistik döneme kadar inmekle birlikte günümüze kalan tarihi dokusu 13. yüzyıl Selçuklu eseridir. Kale, 1221 yılında kenti alıp yeniden inşa ettiren Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. Kalenin 83 kulesi ve 140 burcu vardır. Ortaçağda surların içine yerleşmiş kentin su gereksinimi sağlamak üzere 400’e yakın sarnıç yapılmıştır. Sarnıçların bir kısmı günümüzde de kullanılmaktadır. Surlar, planlı bir şekilde Ehmedek, İçkale, Adam Atacağı, Cilvarda burnu üstü, Arap Evliyası Burcu ve Esat Burcu’nu inerek Tophane ve Tersane’yi geçip Kızılkule’de son bulacak şekilde inşa edilmiştir. Yarımadanın zirvesinde açık alan müzesi olarak değerlendirilen içkale bulunmaktadır. Sultan Alaaddin Keykubat sarayını burada yaptırmıştır... Kalede yerleşim günümüzde de sürmektedir. Ahşap ve kagir tarihi evlerin önünde tahta tezgahlarda ipek ve pamuklu dokuma yapılmakta, değişik figürlerde su kabakları boyanmakta, küçük bahçelerde otantik yemek servisi verilmektedir. Ayrıca kaleye çıkan yol üzerinde ve limana egemen yamaçlarında restoran ve kafeteryalar vardır. Kale taşıt trafiğine açıktır. Yürüyerek ise yaklaşık 1 saatte çıkılabilir.

 

-------------



Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat